Demenza - Delilik gecici, pısmanlık kalıcıdır

22/9/2007

Cam boyama


Boyalarla uğraşmayı oldum olası sevmişimdir. Hiç bir şey boyayamasam, evin odalarını boyuyorum. Geçen ay kızkardeşimin odasını boyadım.Cam boyamak da ilgilendiğim bir daldır. Ama ben düz cam kestirip bir şablonu boyamaktansa, evde ne kadar düz cam, renksiz, tabak, çanak, kavanoz varsa onları boyuyorum. Cam boyasının bir özelliği öncelikle bulunabilir ve ucuz olması. Dezavantajı ise bulaşık makinesinde yıkamanız halinde, kolayca çıkması. O yüzden boyadıklarınızı çok fazla hırpalamadan , elde yıkamanızı öneririm. Zamanla, ki kısa sürede değil, boyalar çıksa bile bu sefer aynı objeyi başka renge boyayabilirsiniz. Her seferinde yeni eşya almış gibi oluyorsunuz. Piyasada fırınlanabilen cam boyaları da var. Onlar diğerlerine nazaran biraz daha pahalı. İsterseniz, onlardan alır, boyadığınız objeyi fırınlar ve öyle kullanabilirsiniz.  Boyamak istediğiniz objenin üzerine siyah kontür ile ( ince uçlu kaleme benzer) bir şekil çiziyorsunuz ve istediğiniz renkte boyuyorsunuz. Ben keçeli siyah asetat kalemi kullanıyorum. Daha kolay geliyor.
Tabak veya bardak boyarken, objenin çıkıntılarının ( bazı cam objeler kendiliğinden desenli olduğu için) iç kısımlarını renklendirdikten sonra, dış hatlarını kontür veya asetat kalemi ile belirgin hale getiriyorum. Buna kontür çekmek deniyor.Aşağıya netten bulduğum örnekleri alıyorum. Yakında kendi yaptıklarımı fotoğraflayıp, siteye aktaracağım.



21/9/2007

Oyun sitesi

Online oyunlara yeni bir alternatif daha ZYLOM. Ücretsiz olarak online oyun oynayabiliyor, diğer oyuncularla yarışabiliyorsunuz. Üyelik çok kısa sürüyor. Bilgisayarınıza oyunlara ulaşabilmek için kısa bir yükleme yapmanız gerekiyor. Son derece güvenli merak etmeyin .Aşağıdaki linke tıklamanız yeterli. İyi eğlenceler

19/9/2007

Ben de resim yapabildiğimi zannediyordum :))




19/9/2007

Süper bir oyun Shadow Hearts


Ben ikinci ve üçüncü bölümlerini oynayıp bitirdim. Yakında birinciye başlayacağım. Sıra ile oynayamadım çünkü elime sıra ile geçmedi. İyi eplenceler
Rapid share kullananlar yaşadı işte yüklemek için linkler

dvd1
http://rapidshare.com/files/21439219/SH2CD1.part01.rar
http://rapidshare.com/files/21439214/SH2CD1.part02.rar
http://rapidshare.com/files/21439215/SH2CD1.part03.rar
http://rapidshare.com/files/21439225/SH2CD1.part04.rar
http://rapidshare.com/files/21439342/SH2CD1.part05.rar
http://rapidshare.com/files/21441461/SH2CD1.part06.rar
http://rapidshare.com/files/21441453/SH2CD1.part07.rar
http://rapidshare.com/files/21441439/SH2CD1.part08.rar
http://rapidshare.com/files/21441435/SH2CD1.part09.rar
http://rapidshare.com/files/21441437/SH2CD1.part10.rar
http://rapidshare.com/files/21444447/SH2CD1.part11.rar
http://rapidshare.com/files/21443560/SH2CD1.part12.rar
http://rapidshare.com/files/21443623/SH2CD1.part13.rar
http://rapidshare.com/files/21443561/SH2CD1.part14.rar
http://rapidshare.com/files/21443551/SH2CD1.part15.rar
http://rapidshare.com/files/21445489/SH2CD1.part16.rar
http://rapidshare.com/files/21445520/SH2CD1.part17.rar
http://rapidshare.com/files/21445588/SH2CD1.part18.rar
http://rapidshare.com/files/21445551/SH2CD1.part19.rar
http://rapidshare.com/files/21445575/SH2CD1.part20.rar
http://rapidshare.com/files/21447242/SH2CD1.part21.rar
http://rapidshare.com/files/21447089/SH2CD1.part22.rar
http://rapidshare.com/files/21446890/SH2CD1.part23.rar
http://rapidshare.com/files/21447142/SH2CD1.part24.rar
http://rapidshare.com/files/21447106/SH2CD1.part25.rar


dvd2
http://rapidshare.com/files/21573934/SH2CD2.part01.rar
http://rapidshare.com/files/21573942/SH2CD2.part02.rar
http://rapidshare.com/files/21573958/SH2CD2.part03.rar
http://rapidshare.com/files/21573970/SH2CD2.part04.rar
http://rapidshare.com/files/21574000/SH2CD2.part05.rar
http://rapidshare.com/files/21574419/SH2CD2.part06.rar
http://rapidshare.com/files/21574401/SH2CD2.part07.rar
http://rapidshare.com/files/21574425/SH2CD2.part08.rar
http://rapidshare.com/files/21574432/SH2CD2.part09.rar
http://rapidshare.com/files/21574443/SH2CD2.part10.rar
http://rapidshare.com/files/21575043/SH2CD2.part11.rar
http://rapidshare.com/files/21575061/SH2CD2.part12.rar
http://rapidshare.com/files/21575109/SH2CD2.part13.rar
http://rapidshare.com/files/21575144/SH2CD2.part14.rar
http://rapidshare.com/files/21575145/SH2CD2.part15.rar
http://rapidshare.com/files/21575556/SH2CD2.part16.rar
http://rapidshare.com/files/21575562/SH2CD2.part17.rar
http://rapidshare.com/files/21575581/SH2CD2.part18.rar
http://rapidshare.com/files/21575600/SH2CD2.part19.rar
http://rapidshare.com/files/21575649/SH2CD2.part20.rar
http://rapidshare.com/files/21576415/SH2CD2.part21.rar
http://rapidshare.com/files/21576410/SH2CD2.part22.rar
http://rapidshare.com/files/21576431/SH2CD2.part23.rar
http://rapidshare.com/files/21576435/SH2CD2.part24.rar
http://rapidshare.com/files/21576439/SH2CD2.part25.rar
http://rapidshare.com/files/21577084/SH2CD2.part26.rar
http://rapidshare.com/files/21577128/SH2CD2.part27.rar
http://rapidshare.com/files/21577122/SH2CD2.part28.rar
http://rapidshare.com/files/21577105/SH2CD2.part29.rar
http://rapidshare.com/files/21577114/SH2CD2.part30.rar

Password : ManZO


17/9/2007

Patchwork için harika örnekler





17/9/2007

Resim yapmak

Bazen resim yapmayı severim, bazen de sadece boyalara bulaşmayı
Aşağıda adresini verdiğim sayfayı lütfen ziyaret edin. Eminim beğeneceksiniz. İnsanı dinlendiriyor. Renk değiştirmek istediğinizde ekranın sol üst köşesindeki kalbi tıklamanız yeterli. İyi eğlenceler

Resim yapıyorum


17/9/2007

Takılar








Ben takı yapmayı bilmiyorum ama yapan arkadaşlara, netten bulduğum bu modeller ilham kaynağı olur umarım.

22/7/2007

Vincent Van Gohg

    

       
Vincent Van Gogh, bir papazın oğlu olarak 1853 yılında Hollanda’nın güneyinde bir köyde dünya’ya geldi. 19.yüzyılın yazgısı en trajik sanatçılarından biri olan Van Gogh, içinde sürekli bunaltılar yaşar ve hiçbir işe yaramadığına olan inancı, bir şeyler yapma, bir çıkış bulma isteğidir bunaltılarının nedeni. Acı çeker, mutsuzdur, huzursuzdur ve yalnızdır ama resimleriyle neşe ve sevinç uyandırmak istemiş, acıları sevince, hüzünleri neşeye ve yalnızlığı birlikteliğe döndürmeye çalışmıştır. İnsanların yalnızlık, hüzün ve acı içindeki hallerinden etkilenip bunları da resimlerinde yansıtmıştır. Acı çekenlere ilgi duymuştur; içinde yaşadığı dünyada kendisini uyumsuz hisseden bütün melankolikler gibi. Mutsuz olması yalnızlığındandır. Hiçbir zaman hiçbir şeyi başaramayacağına olan inancı, kendisinden kuşku duyması, trajik yazgısı, yaşamına son vermesidir onu melankolik yapan. Dünyada kendisini alçalmış, sevgilerden uzaklaşmış görmüştür Van Gogh. Yararsızlığının kendi elinde olmadığını, yazgının çizdiği olaylar dizisi sonucu bir kafese tıkıldığını, bir şeyler yapmak istediğini ama bunun yolunu bulamadığını yazar Theo'ya mektuplarında. Daha sonra yapacağı işi bulmuş ve kendini tamamıyla ona adamıştır büyük bir coşkuyla.İlk dönem karakalem çalışmalarında maden işçilerini, köylüleri ele almış, patates yığınları, dokuma tezgahı gibi konuları işlemiş bir yandan da kasvetli gökler ve koyu renklerle iç karartıcı manzaralar resmetmiştir. Patates Yiyenler tablosu bu kasvetli ve iç karartıcı dönemini simgeler ( Vincent Van Gogh Museum, Amsterdam). 1885 tarihli resimde iç mekanda günlük yaşam konu edinilmiştir. İşçiler kendi ektikleri patatesleri paylaşarak yerken gösterilmişlerdir. Tek ışık kaynağı yukarıdan sarkan bir lambadır.Lambanın ışığı patatesleri aydınlatır. Resmin genelinde aynı renk ve tonlar hakimdir. Yeşilin ve kahverenginin koyu tonları. Patatesin tozlu rengini elde etmeye çalışıyordu. Bütün resme hakim olan renk yabani patates rengiydi. Resmin kasvetli ve karanlık görünümü ve insanların yüzleri, yoksulluğu melankolik bir atmosfer yaratıyor. Bu tür insanları gözlemleyen Van Gogh da yoksulluğun ne demek olduğunu biliyordu Bu dönemlerde kardeşine yazdığı bir mektupta " Böyle devam ederse hedefime varamayacağım. Bu kadar uzun zaman aç kalmasaydım bünyem daha kuvvetli olurdu. Fakat her seferinde daha az çalışmak ya da aç kalmak şıklarından birini seçmem gerektiğinde ben hep aç kalmayı tercih ettim. Bir insan buna nasıl dayanabilir? Açlığın etkisini resimlerimde öylesine görebiliyorum ki geleceğim için kaygılanıyorum".1882 tarihli Hüzün adlı taşbaskısında oturan çıplak bir kadın tasvir edilmiştir (Vincent Van Gogh Museum, Amsterdam). Kadının başı dizine doğru eğilmiştir ve kolları arasında kalmıştır. Koyu renk uzun saçları çıplak sırtından aşağıya dökülmektedir. Saçlar ten rengiyle kontrast oluşturur. Figürün dış hatları belirginleştirilmiştir. Kolları arasında kalan yüzü görülmez ama büyük ihtimalle ağlamaktadır ya da üzgün bir ifade içindedir. Tek başına bırakılmış, çaresiz bir durumu vardır. Kederleriyle birlikte yapayalnızdır, itilmiştir. Kederin dokunaklı bir ifadesine tanık oluyoruz. Buradaki kadın Van Gogh'un birlikte yaşadığı alkolik, gebe ve fahişe Sien'dir. Bu resmin bir de karakalemle yapılmış deseni vardır. Van Gogh'un 1890 yılında Sonsuzluğun Eşiğinde - 1890- adlı resminde de yine kederler içindeki bir insanın tasviri vardır (Rijksmuseum Kröller Muller, Otterlo ). Resimde sandalye üzerinde oturan mavi pantolon ve gömlekli yaşlı bir adamın derin acısı yansıtılmıştır. Yaşlı adam yumruk yaptığı elleriyle yüzünü kapamış, dirseklerini bacaklarının üzerine dayamış ve öne doğru eğilmiştir. Gözleri ve yüzü görünmüyor ama o da ağlamaklı ve yıkılmış bir durumdadır.


  Internet

Yine aynı yıl yaptığı Doktor Gachet'in Portresi -1890- adlı resimde de masaya dirseğini dayamış oturan bir adam görülür (Musee du Jeu de Pavme,Paris). Beyaz kasketli figürün yumruğu yanağında be başını destekler. Düşünceli ve kederli görünümlü Doktor Gachet'in kendisine sinirli olduğu kadar hasta göründüğünü de belirtir Van Gogh. Figürün yüzünde melankoli, hüzün, çaresizlik ve umutsuzluk hakimdir. Bu hüzün resmin her yanına yayılır. Bütün renkler ve çizgiler bu melankolik atmosfere uyar. Figürün çizgileri kasvetli görünümü izler ve bu duygusal ruh halini açığa vurur. Üzerindeki lacivert ceket ve arka planın koyu mavi rengi ve yüzün solgunluğu ifadeyi güçlendirir. Ren Nehrinde Yıldızlı Bir Gece -1888- adlı manzarasında yıldızlı gecenin tasviri göz kamaştırıcıdır. Işık saçan yıldızlar, kıyıdan denize vuran yapay ışıklar ve lacivertle mavi tonları resmin bütününe yayılır. Ön planda yürüyen bir çift görülür. Buradaki ve başka resimlerinde görülen çiftlerden erkek olanı kızıl saçlı olarak tasvir edilmiştir. Hayatı boyunca yalnız olan ressam gerçek hayatta asla bulamadığı eşini resimlerinde hep yanında çizmiştir. Figürler manzarada çok küçüktür ve yüzleri seyredene dönüktür.






Bir mektubunda " Gece manzaralarını ve gece ortamının özelliklerini, gecenin gerçek karanlığı içinde ve yerinde tuvale aktarma sorunu beni her taraftan kuşatmakta" diye yazmıştı. Gökyüzündeki yıldızlara gitmek için ölümün bir araç olduğunu belirtir. Ölümle ulaşılan yıldızların erişilir olabileceğini düşünüyordu. Gece karanlıktır, korkudur, ölümdür, uykudur, yalnızlıktır, hüzündür. Bulutlu Göğün Altındaki Buğday Tarlası -1890-resmi için "bunlar kasvetli gökyüzünün altında uzanan uçsuz bucaksız buğday tarlaları...derin kederi ve sonsuz yalnızlığı ifade etmekte zorlanmadım" diye yazar Theo'ya mektubunda. (Vincent Van Gogh Museum, Amsterdam). Ancak ona göre üzüntü ve üzgün yine de iyileştiricidir ve neşelidir. Resmin yarısından çoğunu kaplayan koyu mavi tonların hakim olduğu gökyüzü altında sarılar ve yeşiller beyazlarla ışıklandırılmış tarlalar uzanmaktadır. Önde birkaç küçük gelincik başı vardır.





 

"Kanımca somurtkan yeşil renkler toprak rengi tonlarıyla iyi bir uyum içinde; bunda sağlıklı ve bu yüzden itici bulmadığım bir üzüntü havası var" Buğday Tarlası ve Kargalar ' da -1890-yine kasvetli ve karanlık bir gökyüzü tasviri vardır (Vincent Van Gogh Museum, Amsterdam). Van Gogh bu resimle de yine kederini ve aşırı yalnızlığını iletmeye çalışmıştır. Geniş tarladan üç ayrı yol ayrılır. Seyreden resmin köşesinde veya tarlada patikanın sonunun ve ufkun nerede olduğunun bilinmezliğiyle sarsılır. Geniş açık tarlaların normal perspektif kurgusu tersine dönmüştür. Çizgiler resmin önünde buluşmak için ufuktan kaçar. Vincent bu resmi yaparken önünde malzemeleriyle ufka doğru yükselen iki yolun böldüğü buğday tarlasının - üçüncü yol resmin sağ alt köşesinde kalmıştır- karşısında yere çökmüş ve önce sola sonra sağa iki kez ateş etmişti. Kara kuşlar ölümü çağrıştırır. Fırtınalı alçak gökyüzünde uçuşan kargalar ve gökyüzünde belirgin mor fırça vuruşları izleyende yalnızlık ve keder duygularını uyandırır. 29 temmuz 1890 da kendini vuran Van Gogh iki gün sonra ölmüştür. Ölümünden sonra üzerinde bulunan kardeşine yazdığı ama göndermediği mektupta " kısaca sanat uğruna hayatımı tehlikeye atıyorum ve bu yüzden aklımın yarısını yitirdim" diye yazmıştır.


20/7/2007

Salvador Dali


Salvador Dali 1904 yılında Figueres’de doğdu. 20. yüzyılın en büyük resim ustalarından biri kabul edilen Dali’nin çizime olan yatkınlığı ve düş gücü küçük yaşlardan itibaren kendini gösterdi. Figueres Belediyesi Sanat Okulu’nda eğitim gördüğü dönemde Miguel Ángel, El Greco, Velázquez, Leonardo, Goyahayran olduğu ressamların makalelerinin yer aldığı ‘Studium” dergisinde çalıştı. 1921 yılında Madrid’e taşındı. Eğitimine 1926 yılında Madrid Güzel Sanatlar Akademisi’nde devam etti. Ancak bir süre sonra, asi kişiliği nedeniyle bu okuldan uzaklaştırıldı. Yurtta kaldığı dönem içerisinde pek çok ilerici projeye beraber imza atacakları yakın dostları ozan Federico García Lorca ve sinemacı Luis Buñuel’in de bünyesinde yer aldığı sanatçı ve yazarlardan oluşan “27 Kuşağı”na katıldı.

İlk kişisel sergisinde Venüs ve Denizci, Babamın Portresi, Arkadan Bir Kız gibi, Vemeer ve Kübist etkilerin görüldüğü eserleri yer aldı. 1927 yılında Buñuel ile ilişkisinin meyvesi olarak Endülüs Köpeği filminin senaryosunu kaleme aldı. 30’lu yılların başında Paris’te katılmış olduğu Sürrealist hareketten, kısa bir süre sonra dikbaşlılığı ve asi kişiliği nedeniyle dışlandı. Bu süre zarfında kendisini Sürrealizm’in en büyük temsilcilerinden biri haline getirecek olan Büyük Masturbasyoncu, Seksepal Görüntü, Hüzünlü Oyun ve Belleğin Azmi başlıklı yapıtlara imza attı. 1929 yılında Gala lakabıyla tanıdığı ve o günden itibaren modeli ve hayat arkadaşı olacak genç Rus kadın Helena Diakonova ile tanıştı.

İkinci Dünya Savaşı’nın başladığı yıllarda bir süreliğine, Gala ile birlikte, Realist stilde büyük başarılar elde edeceği Amerika Birleşik Devletleri’ne yerleşti. Salvador Dali’nin Gizli Hayatı başlıklı bir kitap yazdı. Sinema, tiyatro, opera ve bale için uğraştı. 40’lı yıllarda; Kızarmış Bacon ve Yumuşak Otoportre, Ekmek Sepeti, Atomik Leda ve Portlligat’lı Madonna gibi çok önemli yapıtla dikkati çekerek dönemin en ünlü ressamlarından biri haline geldi. 1948 yılında yaşamak için Avrupa’ya geri döndü. Evinde ve atölyesi Portlligat’da uzun zaman geçirdi.

1950’lerde, 1989 yılında ölümüne dek savunduğu, “Yansıtma ve Derinleşme Üzerine Paranoyak – Eleştiri” metodunu geliştirdi. 50’li ve 60’lı yılarda eserlerinin büyük bir çoğunluğunun konusunu din, tarih ve fen bilimleri oluşturuyordu. Yapıtlarının büyük bir bölümü büyük boyutluydu. Bu yıllar içerisinde Cristo de San Juan de la Cruz, Galatea de Las Esferas, Corpus Hipercubicus, Amerika’nın Kristof Kolomb Tarafından Keşfi ve Son Yemek gibi çok tanınan yapıtlarını verdi. 60’lı yıllarda Los Angeles (1964), New York Modern Sanatlar Müzesi (1966), Rótterdam (1974), Dalí Cleveland Müzesi (1971), París George Pompidou Merkezi (1979), Londra Tate Gallery (1980), Madrit Çağdaş Sanatlar İspanyol Müzesi (1983), Barselona Pedralbes Sarayı (1983) gibi büyük sanat merkezlerinde Dali’nin geniş çaplı antolojik sergileri yer aldı.

70’lerde ise Salvador Dali’nin kurduğu ve açılışını yaptığı, Figueres’de bulunan Teatro-Museo Dalí’de içlerinde ilk sürrealist  eserlerinden, hayatının son yıllarına kadar gerçekleştirdiği diğer yapıtlara uzanan, çoğunun sergilendiği bir koleksiyon yer almaktadır.

Uzun bir süre Portlligat’da yaşadıktan sonra eşi Gala’nın ölümünün ardından, yaşamının bir bölümünü Pubol Kalesi’nde geçirdi. Hayatının geri kalan kısmını ise gömülmek istediği ve Teatro-Museo Dali’ye yakın olan Galatea de Figueres Kulesi’nde sürdürdü. Ölümünün ardından tüm varlığını ve koleksiyonunu İspanya Devleti’ne bıraktı.



Kaynak : Internet




« Önceki ::