Demenza - Delilik gecici, pısmanlık kalıcıdır

17/3/2009

Bush iste....

Bush ve Powel bir barda oturuyorlarmış. İçeri bir genç girmiş ve bunları görünce şaşırmış.
"Hey siz ne yapıyorsunuz burada" diye sormuş.
Bush da:"Üçüncü Dünya Savaşı'nı planlıyoruz"diye cevaplamış.
Şaşıran genç, "peki nasıl olacak?" diye sormuş.
Bush: "10 milyon Iraklı ve bir araba tamircisini öldüreceğiz" demiş.
Genç, "araba tamircisini niye öldüreceksiniz?" diye şaşkınlıkla sormuş.
Bush Powel'e dönerek: "ben sana demedim mi on milyon Iraklı'yı öldürürsek kimse umursamaz diye."

28/2/2009

Cem Yılmaz'dan inciler :)

1- Kadin Sunnetci: Ben gecen sene bir haber okudum gazetede,kadin sunnetci diye magazin haber vardi.Az bulunur bisiy diye haber yapmislar.Ben 78 senesinde sunnet oldum,kadindi sunnetci,kari koca sunnetciydiler,beyfendi abimi kesti kadin da beni kesti.Cok onemli bisiy degil ama,beyler ozenmesin,uyusturuyolar seni.Simdi kesecek olsa kadini uyusturmak lazim.Zaten o da kesemez,ben buna kiyamam der herhalde. KESME DE YANINDA YAT!

2- Sanatci Evi: Ben ev aldim,tam ev deyemeyiz,sato diyelim.Ben yalniz yasayan biriyim kizlara sor.Her 27 dakikada bir yalniz yasarim.Ev guzel de bir ev ha sanatci evi.Dubleks.Bayagi sanatci evi diye bir kavram vardir,dublekstir.Git bir istatistik yap hepsinde dublekstir.Borc harc da olsa dublekstir.Ben oyle bir gorgusuzluk yapmadim.Tripleks aldim,kestirdim.Guzel bir ev dedim ya iste esya falan aldim 11 cek-yat. Hatta bazen milli takim geliyo kalmaya.

3- Usta: Bir gun eve usta geldi kardesim,musluk tamir edicek,evde 800 tane musluk var.Ev biraz buyuk.Kusura bakmayain.Sanatci evi dedik ya Alla Alla.2 donum, yani 2 kere donebiliyosun manasinda. 800 tane musluk var,800 tanede usta cagirdim ki cabuk bitsin.Ama ev buyuk ya ustalar birbirlerini goremiyorlar.Hatta ben eve girdim hic ustaya denk gelmedim.Saka yapiyorum saka,sizin istediginiz olsun,ev kucuk,ben varim,usta var,musluk var.Hatta usta cikmadan musluk acilmiyo o derece. baktim usta cebellesiyo konusayim dedim ustayla.Biliyorum ustaca,dedim napiyosun usta,aaa ben sizi tanidim dedi.Ya ben babamin ogluyum, bi de ev hali yatak kostumuyle dolasiyorum ki ben ciplak yatarim.Tanidim deyince dedim noluyo lan bu kadar mi meshur olduk anasini satayim. Dedim kimim lan ben.Iner misin cikar misin degil mi abi dedi bana ya! Yillarca okullarda oku,karikaturler ciz,sahneye cik 1500 kez.Inermisin sabaha mi birakirsin.Dedim anam ikisini de yapmam yuklu miktar para verdim ki baska bir kitada yasasin diye,bir daha denk gelmeyelim diye.

 4- Deprem Habercisi: Ahmet Mete Isikara diye bir adam cikti dinledik hepimiz aman artci rihter evet...Ama ne kadar dinledik 2 ay.2 ay yetti.Ondan sonra adami seksi erkek falan sectik.Noldu o bilimsel kimlik?Perisan oldu.O adam simdi ne soylese kim inanirki?Deprem geliyooo.. hadi ordan seksi hahahaha gitti adam hadi jartiyerin gozukuyor.

5- Okulda Dayak: Okul bana gore degildi ya.Konusanlari tahtaya yazip dovuyolardi ya.Simdi millet bilet aliyo ben konusayim diye.Konusanlar cem yilmaz birsuru carpi.Hoca gelip dovuyor.Simdi git bak siradadir.

6- Egitici Kollar: Ilkokulda egitici kollar vardi hani,hava gozlem kolu,sanirsin ki o derste kopernik geliyo.Halbuki ne biliyomusun?Hava gunesli ha carpi.isaretliyosun,yuzeysel.

7- Uzay Bilimcisi: Bir 3. sinifa giden cocuga sordum,ne olacaksin buyuyunce diye,cocuk uzay bilimcisi dedi.Zavallinin realistik mesleklerden umidi kalmamis.Manavci gibi birsey.Bu memlekettekimi dedim evet dedi.Dedim sen simdiden ziplamaya basla anca aya gidersin.

8- Nukleer Atik: Bir tane nukleer atik geldi,boyle paspaslarla itiyorlardi ya.Lo kacin lo diyorlardi ya.Radyasyondan kosarak kacan adam var bu memlekette ya. Yani herif elektrondan hizli kosuyo.Bu adam senle benle ayni oksijeni yakiyo ya.

9- Amerika'da Show: Ben Amerika'da bir universitede sahneye ciktim.Cok akilli bir kitleydi. Boole leb demeden Corum'la ilgili herseyi anlatiyolar.Hatta ben boole durdum cok komik abi hadi in dediler...

10- Okuma Fisleri: Eskiden varmiydi okuma fisleri teyzecigim?Sizin zamaninizda. yookk.. herhalde tablet halindeydi o zamanlar.Ilk fisleri bilirler herhalde. Adem elma ye,Isa carmaga geril gibi,daha ilk

11- Havuz Problemi: Havuz problemi kacta basliyo hocam?Ucte.Iste o andan itibaren cocuktan yaz aylarinda hic performans bekleme.Havuz problemi.Ben 26 yasima geldim daha havuzun icine girilipte keyif yapilan birsey oldugunu yeni ogrendim.Ben onu hep boyle problem cikaran birsey saniyodum,ya insanin bir havuzla ne problemi olabilir ki?Havuzun ya icine girersin ya da uzaktan isersin.Cocuk butun sene problemleri cozmus simdi havuza girmiyo.Berkant girsene yavrum.Olmaz,problem cikabilir.

12- Yasli Teyze: Teyze yaslisin dedim,ben yasli degilim dedi ya.Ya yaslisin iste.Daha teyze dogdugu zaman yer kabugu sogumamis.Oranin ilk teyzelerinden.Homo erectus teyze.O zaten oradaymis tiyatroyu onun uzerine yapmislar.Niye yasli degilim diyosun?????

13- Muhendis Olmak Isteyen Cocuk: Bir ogrenciye sordum capa tip fakultesi ilk tercihiymidi diye hayir dedi.1.tercihim insaat muhendisligiydi dedi.Simdi o cocuk ne olacak,aklinda hep insaat muhendisligi ameliyat yapacak.Adami ameliyat ederken dokun cimentoyu falan diycek ya boole olurmu

14- Optik Form: Optik formlarda uyari vardir.Disina tasirmayin diye.Lan sicmiyoruz ki. Ya onu dolduramayacaksam okumayayim yani.Ben sinavda oyle heyecanlandim ki optik formun disini doldurdum icini bos biraktim. Oglumun adini mafya koydum, artik bir mafya babasiyim Sik sik ameliyat olun, içiniz açilir Yazilidan sifir aldim ama önemli olan katilmakti Ölüm korkusu sürekli degil mezarda biten geçici bir duygudur Siddete karsi savas açin! Siddet yanlilarini kursunlayin Son gülen sen olacaksin, çünkü geç anliyorsun Gençligim aci veriyordu ameliyatla aldirdim Ey yükselen yeni nesil... in ulan asagi Bende seytan tüyü yok. Epilasyonla aldirdim Bir soru sorabilir miyim bayan, ne kadar güzelsiniz? Araba benim, benim uzerime araba, ama ben onun uzerindeydim o gun. Isimde iyiyimdir,lafi koyarim,

5 gun icinde olursun.KESIN! Benim okudugum okul betondu,hocalar dahil.Icinde birsey olmayinca disi neye yarar? Yeni okuma fisleri var mi hocahanim?Evet var.Isik ilik sut ic eklendi.... ooo desene ishal kaptirdi gidiyo Okul cok igrenc bisiy ya.Hani boktan sorular sorarlar ya sizin bedene kim giriyo falan.Bu ne ya?Kimse girmedi allaha cok sukur. 20 sene okursun hayata atilirsin bir 20 sene daha harcaman lazim ki hayatta basarili olabilesin ogrendiklerini unutasin Ben ciftlere sinir olurum.Ozendirirler sarilarak falan boyle,ozenirsin istersin vermezler falan igrenctir yani Ilahi Azrail, sen adami öldürürsün. Selam. Ben Aydan Sener. Ben de dünyadan Neil Armstrong. Besbinkere söyledim; abartmayi birak. Bu tüp bebek hatali; hep gaz kaçiriyor.


28/2/2009

Türk olmak...

1. Kağıt mendili kumaş mendil gibi günlerce buruşuk şekilde cebinde taşır.

 

2. Rüzgarlı havalarda küller uçmasın diye küllüğe su koyar.

 

3. Serçe parmağını kulağına sokup iyice sallayarak karıştırır.

 

4. Ancak bir Türk gazete bulmacasını hep başkalarına sora sora çözebilme becerisini gösterip kendisi çözdü diye sevindirik olabilir.

 

5. Sakal traşı olduktan sonra kanayan yerlerine küçük kağıtlar yapıştırır.

 

6. Soba borusu akıttığında yoğurt kaplarını telle soba borusuna bağlar.

 

7. Nezle olunca tuvalet kağıdını uzun bir şerit yaparak kullanır.

 

8. Diş fırcasıyla dişini firçalamayıp da saçını boyamak için kullanan birini görürseniz, o saçını seven bakımlı bir Türk'tür.

 

9. Konuşma yeteneği olan hayvanlara ilk olarak küfür etmesini öğretir.

 

10. Çorabının kirlenip kirlenmediğini burnuna götürüp kısa süreli koklayarak anlayan kişi temizliğine düşkün bir Türk'tür.

 

11. Daha birinci telefon zili çaldığında telefonun başına dikilir ama açmak için ikinci kez çalmasını bekler.

 

12. Bir dükkana girip onun bunun fiyatını sorduktan sonra "Abi araba beş dakka dursun, ben hemen geleceğim" deyip 2 saat sonra gelir.

13. Cebinden çıkardığı paraların içinde en eskisini özenle arayıp bulduktan sonra para üstü verir.

 

14. Trafikte ambulansın peşine takılıp kalabalıktan kurtulup uyanıklık yaptığını zanneder.

 

15. Kağıt paraların üzerine not alır ve parayı harcadığı için notu kaybeder veya elden ele dolaşacağını bildiğinden komik yazılar yazar. (Paranın ön yüzüne "Tehlike anda arkayı çeviriniz!" yazıp anında çevirince de "Şimdi değil salak tehlike anında!" yazanlardan bahsediyoruz)

 

16. Çocuğu yanlışlıkla elini kestiği veya düştüğü için ağladığında elini kesti veya düştü diye çocuğunu döver.

 

17. Taksi tuttuğunda taksicinin yanına oturur. Eğer üç dort kişi taksi tutuyorsa taksi parasını verecek kişi ön koltuğa oturur.

 

18. Kürdanla dişini karıştırıp önce çıkarıp bakar sonra tekrar ağzına koyar.

 

19. Teyp fişi veya televiyon fişi kablosunun bakır teli dışarı çıkmışsa çocukları elektrik çarpmasın diye bakır teli selobantla yapıştırır.

 

20. Ailece televizyon izlenen bir evde kumanda babanın elindeyse o ne izlerse diğerleri de onu izlemek zorunda kalır.

 

21. Çantasının içinde yeni tanıştığı birisine bile çekinmeden göstermek üzere en güzel fotoğraflarını ve aile albümünü taşıyan birisini görürseniz hemen boynuna sarılmayın yoksa çantayı kafanıza yiyebilirsiniz çünkü o kişi bir Türk kızıdır.

 

22. Bir Türk esnafı , müşterisinden aldığı parayı önce iki ucundan tutup iki defa gerginleştirir, daha sonra da güneşe doğru tutup bakarak sahte olup olmadığını anlamaya çalışır.

 

23. Evin bir odasının ampulü patladığı zaman yenisini almayıp daha fazla kullanmadığı bir odanın ampulünü onun yerine takar.

 

24. Evinde bulunan saksıların dibini kül tablası olarak kullanır.

 

25. Dişlerini gazoz açacağı, fındık ve ceviz kıracağı olarak kullanır.

 

26. İşinde iyi olan birisine hakaretle iltifat eden bir Türk'ten başkası olamaz. ("Şerefsizin oğlu ne iş yapmış be kardeşim helal olsun" gibi..)

27. Aracın sinyal lambaları dururken kolunu çıkararak "Dönüyorum" hareketi yapar.

 

28. Yemeğin etini en sona bırakır.

 

29. Trafik ışıkları kırmızıdan yeşile döndüğünde önündeki herkesi salak sanarak kornaya basar.

 

30. Dingildeyen bir masanın ayağına kağıt sıkıştırma fikri bir Türkündür.

 

31. Dişlerinin arasından "vııj vııj" diye ses çıkarır.

 

32. Tv'de film seyrederken filmin oyuncularıyla muhatap olan ("Dur oraya gitme öldürecekler seni") Türk sinema severlerdir.

 

33. Arabasina horoz, köpek sesli korna taktırma fikrinin patenti bir Türk'e aittir.

 

34. Gazete kağıdını en iyi şekilde kullanır. (Cam silme bezi, külah, mendil, sofra bezi..)

 

35. Plastik yoğurt kabını saksı yapar.

 

36. Arabasının arkasına yazı yazar. ("Rahmetli de sollardı", "Tek rakibim THY", "Kıroyum ama para bende")

 

37. Uçakta bulunan tanıdıklarına uçak havalandıktan sonra görmeyeceğini bildiği halde el sallar.

 

38. Çiğnediği sakızı daha sonra çiğnemek üzere kafasındaki tülbente yapıştıran bir Türk kadınından başkası değildir.

 

39. Tek abdestle beş vakit namaz kılmak için iki büklüm kıvranır.

 

40. Desenlerini çok beğenerek aldığı yeni bir mobilyanin üstüne başka bir örtü örterek kullanır.

 

41. Geçirdiği bir trafik kazasından sonra kanlar içinde çıkıp çarpılmış arabasına üzülür.

 

42. Tüp kaçırıyor mu kaçırmıyor mu diye kibrit yakıp kontrol eder.

 

43. Otoyolda otomobilin gaz pedalına tuğla koyup yorulmadan kullanma fikri bir Türk'ündür.

 

44. Elektronik hesap makinesini uzaktan kumandasını naylona sarmış, üzerine ambalaj lastiği geçirmiş birini görürseniz Türk'tür o.

 

45. On yıllık bir otomobilin koltuk ambalaj naylonlarını çıkarmadan kullanma becerisini gösterir.


alıntı...


23/2/2009

Bush ve Tayyeep :))

Tayyip ile Bush ilk bulusmalarinda birbirlerine hava atarlar.
Bush Tayyip'e
- "Bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü
"diriltiriz" der.
Tayyip altta kalmaz ve o da;
- "Bizdeki teknoloji çok farkli,
partimizin bütün elemanlari 100 metreyi,
3 saniyede kosmayi beceriyor" der.
Türkiye' ye döndügünde Tayyip'i
bir düsünce alir. Danismanlarini
çagirir, ve attigi palavrayi anlatir;
-"Haftaya Bush geliyor, yalanimiz ortaya çikarsa ne
yapariz?" diye sorar.
Danismanlardan biri hemen cevap verir:
-"Onlara ölüyü nasil dirilttigini sordunuz mu?"
-"Hayir sormadik."
-"O halde hiç korkmayin Basbakanim, alin
Bush'u Anitkabir'e götürün. Atatürk'ü diriltmesini isteyin.
Diriltemezse o rezil olur. Yok eger diriltirse, siz zaten
100 metreyi 3 saniyede kosarsiniz!...

18/10/2007

İngilizce mi dediniz :)))

My mother to be my wife (Anam Avradim olsun )
Come with ball my brother Come with ball (Topla gel abicim topla gel)

Chicken translation (Piliç çevirme)
Leave the door december (Kapiyi aralýk býrak)
Clean family girl (Temiz aile kizi.)
Your hand is on the job your eye is on playing (Elin iþte gözün oynaþta )                                                      
Sensitive meat ball (içli köfte.)
Urinate quickly, satan mixes (Acele iþe þeytan karýþýr)
There is no saturation to her observations (Onun gözlemelerine doyum olmaz)
Man doesn't become from you (Senden adam olmaz)
Enter the desk (Sýraya gir)
Master! Do something burning-turning in the middle (Usta! Ortaya yanar-döner biþi yapsana)
Exploded egypt has escaped to my bosphorus (Boðazýma patlamýþ mýsýr kaçtý)
In every job there is a no (Her iþte bir hayýr vardýr)                                                                                                      She is such a mother's eye girl (Çok anasýnýn gözü bir kýz)
Hey pot, your bottom is black, but mine is darkest black (Tencere dibin kara, benimki senden kara)


23/9/2007

Makyajlı mı makyajsız mı :)))))


Katherine Heigl


Jessica Simpson


Eva Longaria


Angelina Jolie

22/9/2007

Biri beni durdursun

Bir Ayşe Arman yazısı


Baştan uyarıyorum sizi. Aşağıdaki yazıyı bilinçli olarak yayınlıyorum. Okuyunca biraz tuhaf gelebilir de. Hani söylemedi demeyin. Bana gıcık olabilirsiniz. Nereden çıktı bu deli saçması diye düşünebilirsiniz. Hatta benim çocuğumda da aynı duygular var mıdır kuşkularına kapılabilirsiniz.

Bilin ki, azınlıktır onlar, dediğiniz bu tür düşünen gençler, sizin zannettiğinizden daha fazla. Onlar başka bir kuşak. Serdar B.'nun yaşını bilmiyorum ama yirmilerinin başında olduğunu tahmin ediyorum. FRP oynayan, Tolkien okuyan, beyinlerini bizimkilerden uzak diyarlarda gezdiren, hayata fantastik resimli roman gibi algılayan insanlar bunlar. Üstelik sadece gençler de değil.

Ama korkmamak lazım. Çünkü netice itibariyle bunların hepsi bir oyun. Oyunlar tehlikeli olabilir ama aynı zamanda insanı zenginleştinleştirir de. Yani Serdar B., beni, bizi korkutma oyununu oynuyor. Anlamaya, kontrol etmeye çalışıyor: Korkacak mıyız, korkmayacak mıyız? Bunu nasıl acımazsızca oynayacağını bilemeyiz tabii. Ama onu yok da var sayamayız.

Eskiden genç insanlar, düzene kızdıkları zaman, doğrudan, düzene, sisteme karşı tavır alırlardı. Kafadan, eylem şeklinde. Oysa şimdi düzenle, beyinlerinin içinde halleşip, cebelleşiyorlar. Sistemin onlara bir oyun oynadığını düşünüyorlar, onlar da karşı oyun hamleleri geliştiriyorlar. Önemli olan bu oyunu kontrol edebilmek.

Çok mu sıkıcı oldum bilemiyorum.

Gördünüz mü bende anlaşılmaz şeyler yazabiliyorum arasıra!

Neyse, biraz daha devam edersem daha da anlaşılmaz şeyler söylemeye başlayacağım. En iyisi ben sizi Serdar B.'nin mektubuyla baş başa bırakayım...

İNSANLAR NASIL TIRLATIR

Biri beni durdursun...

Çünkü hayatın sırrını çözdüm ben. Beş ölçekse bu hayat, ben altıncıdayım. Bilinçaltı düşüncelerim ‘‘u'' dönüşü yaptı taa 17 yaşımlarım geri geldi. Cidden korku filmi gibi. Toolkien'in yarattığı dünyada bir savaşçı olarak yaşamak, bir siyah ejderhanın üzerinde uçmak ve sadakatleriyle tanınan Elf ırkının dişileriyle sevişirken ölmek gibi fantastik ve gerçek dışı düşünceler sözünü ettiğim. Kendime, zararı ölüm olan bir şimşek çakmak istiyorum. Ya da birşeylerin beynimi kemirmesini ve olabildiğince çok acı vermesini. Belki de beyin kemirmeyi, ısırmayı ve herkesin bana korku dolu ve lanet gözlerle bakmasını. Evet, istiyorum, çünkü herkes bana karşı.

Biri beni durdursun...

Çünkü dün gece bayağa yüksek bir tepeye çıkıp, diğer hayatta ne olacağımı bilmeden ve tınlamadan o tepeden kafa üstü atlamayı ve varsa yeni bir hayat, yeni bir kişilik olarak yeniden başlamayı düşündüm. Yapamadım, kıç ister tabii. Sonra dalmışım, rüyaydı herhalde, çünkü kalktığımda boştu sol göğsüm ama göğüs derimi bıçakla sıyırıp, kaldırıp, etimin üstüne bıçakla birşeyler yazıp, o deriye tekrar kapattığımı gördüm. Korktum. Kalktım tuvalete gittim, yüzümü yıkamaya. Bir kahve içip, bilgisayarın başına oturmayı düşündüm. Yapamadım çünkü etrafımda kötü, çirkin yaratıkların dolaştığını gördüm. Bağırmak istedim, beceremedim. Dudaklarım dikilmişti sanki. Sonunda tekrar kalktım, ter içinde. Bu gerçekten kötü bir rüyaydı. Acı çekmek idealimdi. Kendi kendine hükmedemedim ben o rüyada. İnsanlar herhalde böyle tırlatıyorlar dedim. Korkaklıktan. Bir şeylerden korkmaktan.

Biri beni durdursun...

Çünkü herşey boş ve gereksiz. Okul, iş, anne, baba, arkadaş, seks, sigara. Burası bir hapishane gibi. Bu hapishaneden çıkacağımız günü bekliyoruz ama bilmiyoruz ne zaman. Ben öğrendim. Ya aşırı asil bir karakterim ya hayattan zevk almasını bilmeyen bir moron ya da gerçekten bir tanrıyım ben. İyilik ve güzellik tanrısı. Belki de sizler haklısınız. Ama benim beynimdeki düşünceler, sizin beyninizde de bir gün oluşursa, doğal olarak, bu yazının yazarına kızacak hatta söveceksiniz. Neden mi? Bu kötü düzeni bu kadar yetersiz anlattığım için! Zaten anlatılmaz ki, yaşanır. (Serdar B.)

SERDAR'A HAMİŞ

1) Rüyanın ifade ederken (karabasan mı demeliyim?) kurduğun en acı alıcı cümle: ‘‘Herkes bana karşı''. Hiç de öyle değil. En azından ben varım. İstediğin zaman yazabilirsin. İstediğin oyunu paylaşabilirsin. Ama beni korkutamazsın! Ben kaçın kurrasıyım be. Sana öyle hikayeler anlatırım ki, dudakların uçuklar.

2) Ne aşırı asil bir karaktersin ne zevk almasını bilmeyen bir moron ne de bir tanrı canım. Sadece biraz kafan karışık. Hepimiz gibi.



Ayşe Arman


20/9/2007

Herkesin varsa benim de var



Hepimizin severek takip ettiği dizileri vardır. Doğal olarak benim de var. Bugün sürekli izlediğim komedi dizilerin tanıtımını yapmak istedim. Size de tavsiye ederim. Ne demişler " Genç kalmak istiyorsan bol kahkaha at"

Everybody Loves Raymond- Digiturk ComedyMax kanalı
                                             Hafta içi hergün saat 21:00

Everybody Loves Raymond tam bir aile komedisi. Raymond, ailenin reisi, kızı, karısı ve ikiz oğulları ile, anne ve babasının evinin karşısında oturmaktadır. Kendisini çok fazla kıskanan polis olan abisi de anne ve babası ile yaşamanın sıkıntılarına en fazla katlanan gibi gözükse de, Raymond ın karısı Debra da bu işkenceden nasibini alır. Son derece sıcak ve komik bir dizi kaçırmayın derim.


Karakterler hakkında: Ray Romano - Raymond rolünde


En sevdiği spor : Golf
Tuttuğu takım   : New York Yankees
Hobileri    : Golf oynamak ve sörf yapmak
En sevdiği yiyecek : Pizza
En sevdiği dondurma : Çikolatalı
En sevdiği şehir : New York
En sevdiği renk : Mavi

Patricia Heaton - Ray'in karısı (Debra rolünde)



En sevdiği komedyen : Steve Martin
Şehir : Venedik
Hobi : Okumak
Renk : Kırmızı
Aktör : Dustin Hoffman ve Gary Oldman
Yemek : Patates kızartması ve biftek

Brad Garett ( Benim en sevdiğim karakter) Kıskanç abi rolünde

En sevdiği şehir : Indianapolis ve Las Vegas
Takın : Denver Broncos
Kullandığı araba : Ford Focus
En sevdiği tatil : İşçi bayramı

Doris Roberts- Huysuz kaynana ve anne rolünde

En sevdiği film : Rüzgar gibi geçti
Takım : New York Giants
Şehir : New York
Tatil : Noel
Renk : Siyah
Aktör : Anthony Hopkins

Peter Boyle - Huysuz baba ve kayınpeder ( Artık aramızda değil)

En sevdiği aktör : Marlon Brando
En sevdiği oyun : Monopoly
Şehir : New York
Renk : Mavi
Spor : Basketbol
Yiyecek : Eşinin pişirdiği makarnalar
BU DİZİYİ SEVECEKSİNİZ EMİNİM