Sus Birikintisi
Zaman akıp gidiyor....
Ne kadar uğraşırsan uğraş, çamurlu yollar paçalara beladır. Zamansa her zaman duru bir su gibi ırıldamıyor kulaklarında. Kimi zaman burnuna dşen ılık bir yağmur damlas gibi umulmadık anlar veriyor sana; yapılacak güzel bir şeyler mutlaka bulasın diye.. Erken biten bir randevu, çabuk halledilen resmi işler ya da iptal edilen bir yemek. Yapılacak güzel bir şeyler mutlaka olmalı. Mesela sadece otuz saniyeliğine bir ağaca yaslanabilmelisin. Kolun olsun senin bırak, bırak önün kapasın, göreme ilerleyen kaldırımı. Önce sen yadırgama yaptını.
Zaman akıp gidiyor...
Belki cüzdanına sıkşmş bir yirmilik, belki cebinde unuttuğun para üstü.. Alınacak güzel bir şeyler mutlaka olmalı. Mavi bir fulara ne dersin, peki yudumluk bir cep kitabı.. Pembe bir oje alabilirsin mesela ya da iş olsun diye sokaktan geçen bir çingenenin gri beyaz kaıt torbasının altına iliştirebilirsin belki kimseye belli etmeden.. Dur bakayım, kük bir demet çiçek yollayabilirsin annene, belki de alır vazona koyarsın bir fincan kahve manzarası..
Zaman akıp gidiyor...
Bir kaıt geçebilir eline.. Yazılmaya adanmş, itinayla beyaza bulanmş bir kaıt.. Belki çocuklar gibi boyayabilirsin onu; çiçek, ağaç ne bileyim dağlar çizebilirsin ona.. Ya da şekil kaygından arınıp ne renk istersen o renk boyarsın hatta belki rengarenk.. Sonra buzdolabına asarsın onu, günün ilk lokması için uzandında kapısına mutlu olmak için mesela. Belki, belki bir şeyler yazabilirsin ona. Bo bir kaıt her an mektup olabilir, boş bir kaıt çok yerinde bir seçimdir anlatmak için.. Sevdiğini söyleyemeyenlere “özledim” kolay gelir, mesela seni özledim yazabilirsin.. Ya da güzel bir Cemal Süreya şiiri yazıp, ne bileyim minibüste yanında oturan kişiye verebilirsin. Gülümsemek için.
Zaman akıp gidiyor...
İçinde kük bir boşluk görebilirsin.. Anlık yalnızlıklara gebe. Öyle durup dururken, hayatında hiç olmamş bir kişiyi dşleyebilirsin. O boşluktan bir insan yapabilirsin. Ya da özleyebilirsin çiçekli bir nevresim takımını. Sadece bir boşluktan, güzel bir bahçe yapabilirsin kendine, içinde gezinmek yatarken dşlemek için. Ya da kük bir kuş koyarsın o boşluğa kulaının sese acıktı anlarda sana cıvıldaması için.
Zaman akıp gidiyor...
İçinin doluluğu, içim içime sığmıyor dedirtmez her zaman ya.. Tutup kendine yer açabilirsin. Bir iki eski anı, kırgınlından bir avuç, sırtlayıp kederli günlerini; tutup, kendine yer açabilirsin...
Ne kadar uğraşırsan uğraş, çamurlu yollar paçalara beladır. Zamansa her zaman duru bir su gibi ırıldamıyor kulaklarında. Kimi zaman burnuna dşen ılık bir yağmur damlas gibi umulmadık anlar veriyor sana; yapılacak güzel bir şeyler mutlaka bulasın diye.. Erken biten bir randevu, çabuk halledilen resmi işler ya da iptal edilen bir yemek. Yapılacak güzel bir şeyler mutlaka olmalı. Mesela sadece otuz saniyeliğine bir ağaca yaslanabilmelisin. Kolun olsun senin bırak, bırak önün kapasın, göreme ilerleyen kaldırımı. Önce sen yadırgama yaptını.
Zaman akıp gidiyor...
Belki cüzdanına sıkşmş bir yirmilik, belki cebinde unuttuğun para üstü.. Alınacak güzel bir şeyler mutlaka olmalı. Mavi bir fulara ne dersin, peki yudumluk bir cep kitabı.. Pembe bir oje alabilirsin mesela ya da iş olsun diye sokaktan geçen bir çingenenin gri beyaz kaıt torbasının altına iliştirebilirsin belki kimseye belli etmeden.. Dur bakayım, kük bir demet çiçek yollayabilirsin annene, belki de alır vazona koyarsın bir fincan kahve manzarası..
Zaman akıp gidiyor...
Bir kaıt geçebilir eline.. Yazılmaya adanmş, itinayla beyaza bulanmş bir kaıt.. Belki çocuklar gibi boyayabilirsin onu; çiçek, ağaç ne bileyim dağlar çizebilirsin ona.. Ya da şekil kaygından arınıp ne renk istersen o renk boyarsın hatta belki rengarenk.. Sonra buzdolabına asarsın onu, günün ilk lokması için uzandında kapısına mutlu olmak için mesela. Belki, belki bir şeyler yazabilirsin ona. Bo bir kaıt her an mektup olabilir, boş bir kaıt çok yerinde bir seçimdir anlatmak için.. Sevdiğini söyleyemeyenlere “özledim” kolay gelir, mesela seni özledim yazabilirsin.. Ya da güzel bir Cemal Süreya şiiri yazıp, ne bileyim minibüste yanında oturan kişiye verebilirsin. Gülümsemek için.
Zaman akıp gidiyor...
İçinde kük bir boşluk görebilirsin.. Anlık yalnızlıklara gebe. Öyle durup dururken, hayatında hiç olmamş bir kişiyi dşleyebilirsin. O boşluktan bir insan yapabilirsin. Ya da özleyebilirsin çiçekli bir nevresim takımını. Sadece bir boşluktan, güzel bir bahçe yapabilirsin kendine, içinde gezinmek yatarken dşlemek için. Ya da kük bir kuş koyarsın o boşluğa kulaının sese acıktı anlarda sana cıvıldaması için.
Zaman akıp gidiyor...
İçinin doluluğu, içim içime sığmıyor dedirtmez her zaman ya.. Tutup kendine yer açabilirsin. Bir iki eski anı, kırgınlından bir avuç, sırtlayıp kederli günlerini; tutup, kendine yer açabilirsin...
Serda Kranda

0 yorum yazılmıştır